Gizli Lokanta: Bilinç Dışı Fantezilere İlişkin Bir Çalışma

Gizli Lokanta: Bilinç Dışı Fantezilere İlişkin Bir Çalışma

Benim Bili Niederland’la ilişkim şöyle başlamıştı; 1960 yıllarında genç bir kadın hastam vardı. Aynada kendisini 4-5 cm boyunda görüyordu. Bu adeta kendisinin bir minyatürüydü. Bir sandalyeye oturup aynaya baktığında kendisi küçülmüştü, sandalye ise normal boyutlarmdaydı.

Hastanın bu semptomonu anlamaya çalışırken Bili Niederland’m bir makalesi elime geçti. Makalenin adı, “Küçük Adam Fenomeninin Klinik Görünümü” idi. Bu makaleden dolayı Bill’e teşekkür ediyorum.

Bu vaka, çocukluk dönemindeki patolojik ve bilinç dışı fantezilerin yetişkin dönemde yeniden nasıl ortaya çıktığına ilişkindir. Burada Freud’un ve diğer analistlerin bilinç dışı fantezileri nasıl ele alıp değerlendirdiklerine değinmek istemiyorum, yalnız benim bu konuyu nasıl anladığımı belirteceğim. Çocuk, bir olayı psikolojik özelliğini dikkate alarak kendisine göre yorumlar ve bu çocukta güçlü bir duygu uyandırır. Daha sonra çocuk değişik bir mantıkla aynı olayı yeniden yorumlar, bu kez yorum daha gerçekçidir. Eğer ilk yorum değiştirilmez, bastırılırsa diğer bir deyişle bilinç dışına konursa yetişkin dönemde bireyin davranış örüntülerini etkiler, semptom oluşumuna veya yaratıcılığa neden olur. Bunu bir klinik örnekle açıklayayım: Genç bir kadın çocuk doğurmak istemiyordu. Bunun kendi bedenini bozacağına ilişkin bir de düşüncesi vardı. Analizi sırasında çocukken kadın-doğum doktoru olan babasının hamile bir kadını nasıl muayene ettiğini gördüğünü anlattı. O dönemde kendi yorumu “babasının kadının penisini dışarı çıkardığı” biçimindeydi, daha sonra kadınların penis değil bebek doğurduklarını öğrenmiş, fakat kendisi ilk yorumunu değiştirmemiş ama bastırmıştı. Bu, yetişkin döneminde kendi yaşantısını etkiliyordu. Analizi sırasında bu bastırılmış çocukluk dönemine ilişkin patolojik fantezisini değiştirmek için tayların doğumunu defalarca seyretti.

Bugünkü vaka (L) güzel bir kolej öğrencisi. L’nin bilinç dışı uterus fantazileri vardı, kendisi genç ve tecrübesiz bir çifttin ilk çocuğuydu.

L’den iki yıl sonra erkek kardeşi doğmuş, annesi bu dönemde aylarca hastanede yatmıştı. Yeni doğan bebeğe büyükanne bakmış ve L evde hizmetçi ile kalmıştı. L’nin babası sürekli evi terk ediyor fakat 3-4 ay sonra geri dönüyordu. L’nin bu erkek kardeşinden iki yıl sonra bir erkek kardeşi daha dünyaya geldi. Bu ikinci doğumdan sonra anne zatüree oldu. Baba L’yi ve ilk erkek kardeşini alıp başka bir eve götürdü, L ve kardeşi aylarca burada kaldılar.

L’nin çocukluk dönemindeki bilinç dışı fantezisi kardeşlerinden kurtulmaktı. Annesinin uterusuna girip orada annenin tek çocuğu olarak yaşamak istiyordu. Tek çocuk olma isteği nedeniyle kardeşlerine yönelik agresyonu da vardı. Fantezisi tam şekillenmiş değildi, fakat uteruse zarar verme korkusunu da içeriyordu.

Bilinç dışı fantezilerden bahsederken Beres (1962) in “Biz bu fantezilerin varlığını ancak yarattığı etkiden tahmin edebiliriz; bu bir fizikçinin atomun parçalarının etkisini ancak yarattığı etkiye bakarak anlamasına benzer “önerisini unutmamalıyız.

1936’da Lewis uterus fantezisinin altında yatan, “Claustrophia” ile açıklamıştı. L de kapalı yerlerden korkuyordu. (Ör, asansörler ve uçaklar) L, analize erkek arkadaşının kendisini başka bir şehirdeki işi nedeniyle aylarca yalnız bırakacağını söylemesinden sonra gelmişti. Bu dönemde hastada yoğun anksiyete vardı, fobisi abartılmış düzeydeydi ve zihni sürekli erkek arkadaşı ile meşguldu. Çalışamıyordu, kendisini felç olmuş gibi hissediyordu, erkek arkadaşı gidip geldikten sonra bile bu felç olmuş gibi durumu geçmedi.

Analizin ilk iki yılında erkek arkadaşının kendisinden iki yaş küçük olduğunu ve kendi erkek kardeşlerini temsil ettiğini öğrendim. Onu “ölesiye sevdiğini” söylediği halde kendi kardeşlerine yönelik bilinç dışı öldürme fantezilerini kontrol edemiyordu. Erkek arkadaşının gitmesi, bilinç dışı fantezilerinin özellikle agresif kısmını daha da arttırmıştı. Analizi ilerledikçe erkek arkadaşını “içi doldurulmuş bebek” olarak tanımladı, içine herşey koyabiliyordu, tabii bu arada kendi erkek kardeşlerinin mental reprezentasyonlarmı da! Bilinçdışı fantezileri çeşitli alanlarda kendisini gösteriyordu. Ör. Okulda çıkardığı bir gazetede kendisini sürekli üstünde örtü olan bir kuş olarak tanımlıyordu. Bunu kendi uçak ve asansör fobisi ile bağdaştırıyordu. Kuşa ilişkin yorumunda kuş üstünde örtü olduğu için uçamıyordu, kendisini boğulmuş hissediyordu, ancak bu örtü kaldırıldığında uçabilecekti. Bazen analizi sırasında erkek arkadaşını kuş olarak tanımlıyordu. Rüyalarında hamile hayvanların göbeklerini kesiyor, kuşları suyun içine atıyordu. Analizi sırasında yattığı divanda kendisini uterusuna zarar vermek istediği hamile annesi ile özdeşleştiriyordu.

Ağladığında kendisini anlaşılmaz hissediyordu. “İçimde yaşayan bir düşünce var” diyor, sürekli içinde bir şeyin kanadığını ve gözlerinin kan içinde olduğunu düşünüyordu.

Hastanın bilinçdışı fantezileri hakkında yeterince bilgi topladıktan sonra uygun zamanlarda buna ilişkin yorumlar yaptım. Bunlar şöyle özetlenebilir: Erkek arkadaşı kendi erkek kardeşlerini temsil ediyordu. Annesinden travmatik biçimde ayrılmasına neden olan kardeşlerini öldürmeye yönelik duyguları vardı. Bir reaksiyon formasyon olarak kendisini erkek arkadaşının kölesi olarak görüyordu fakat aynı zamanda ilişkide kontrolün kendi elinde olması için çaba sarf etmekteydi. Onu sevip kontrol ettiği sürece arkadaşına ilişkin agresif dürtülerini de kotrol edebileceğini düşünüyordu. Benim ofisimdeki asansöre ve uçaklara ilişkin fobisi annesinin karnının içinde olma isteğini temsil ediyordu, fakat bu kapalı yerlerden korkmasında asıl etkili olan kendi agresyonu idi. Eğer annesinin uterusuna zarar verirse erkek kardeşleri olamayacaktı. Kendisi uterusun tek sahibi olduğu için bu bir anlamda kendisine de zarar vermekti.

L’nin analizinin 13 ayı: Ben L’nin analizinde bir yılbaşından diğer yılbaşına kadar olan dönemin ayrıntılarım vermek istiyorum. Bu dönem analizin iki yıllık döneminden sonraki 13 aydır. Bu 13 aylık dönemde bilinçdışı fantezileri tamamen bilinçli hale geldi, değişiklik oldu ve L’nin üzerindeki patolojik etkisini yitirdi. Yeniyıl tatili nedeniyle ayrılmıştık. O dönemdeki rüyalarında sürekli sular görüyordu. Bu sulardan damlalar damlıyordu. Ben bunların doğum sembolü olduğu halde, seansların olmayışının L’nin anılarını ‘ canlandırdığını, annesinin doğumlarını hatırladığını biliyordum, fakat hiçbir şey söylemedim.

Daha sonra L, rüyasında bir küçük kutu gördü. Bu kutu benim ofisimin olduğu binadaki asansörleri kendisine hatırlatmıştı. Kendisi analize gelirken sürekli merdivenleri kullanıyordu, asansörlerin kendisi içindeyken patlayacağını düşünüyordu. Benzer bir duyguyu erkek arkadaşı kendisini yüzme havuzuna

attığında duymuştu, kendisi yüzme bildiği halde havuzda boğulacağı hissine kapılmıştı.

Ocak: Noeli ve yeni yılı geçirdikten sonra ben L’nin başka kızlarla paylaştığı apartman dairesindeki kendi odasının onun için nasıl sembolik bir uterus haline geldiğini anladım. Kendisi orada yalnız olduğunu hayal ediyor ve buna ilişkin rüyalar görüyordu. Her gece kapısını kilitliyor, pencereleri sıkıca kapatıyor ve “davetsiz misafirlerden” korkuyordu. Daha soma L, yıllarca önce sadece annesi ile yaptığı bir geziyi anlattı. Bu gezide annesi ile yalnız olduğu için çok memnun olacağını düşünmüştüm, fakat kendisi yabancı bir ülkede bile agresif dürtülerinden kurtulamamıştı ve bu geziyi berbat etmişti.

Bu sırada noel nedeniyle seanslara ara vermiştik. L, beni annesinin yerine koyuyor ve bu kısa ayrılığı, annesinin yeni bir bebek dünyaya getirmek için ondan uzaklaşmasıyla birleştiriyor, şeklinde yorumladım.

Ona kapalı yerlerin, örneğin benim asansörümün veya kendi yatak odasının annesinin uterusunu temsil ettiğini ve başkalarının (ör. erkek kardeşlerinin) bu yerlere girmesini istemediğini anlattım.

21 Ocak: L, seansı karanlık bir odada yalnız olduğunu gördüğü rüyası ile açtı. Bu odada kapı kilitli olduğu halde yine de içeriye birisinin gireceğinden korkmuş.

Rüyanın günlük olayla bağlantısı daha sonra geldi. O gece uyumadan önce apartmanda bir kapının açıldığını duymuştu. Apartmandaki kızlardan birinin’ erkek arkadaşının kızı görmek için geldiğini biliyordu, bunu duyduğunda kendi özel alanına girildiğini düşünerek huzursuz olmuş. Bununla ilgili ilk çağrışımları, babasının penisinin annesinin uterusuna girdiği ve kendi erkek kardeşlerinin de aynı yerde olduğu biçimindeydi.

L, kendi apartmanında olan bu çiftin ayrılma döneminde olduklarını, genç adamın uzak bir yere*gideceğini anlattı. Onların durumu L’ye kendi durumunu hatırlatmıştı; çünkü kendi erkek arkadaşı da bu odada ilişkilerini bitirmek istiyordu.

Bu terk edilme, kendisinde erkek kardeşlerinin doğumundaki terk edilmeyi hatırlatıyordu, bunu onagösterdim. Rüyasmda gördüğü oda annesinin uterusu idi, kapı da genitalleri temsil ediyordu. Bunları kendisine açıkladım. Dışarıda olan ve içeriye girmek istiyenlerin erkek kardeşleri olabileceğini, kendisinin annesine engel olarak onları doğurmasına izin vermediğini, çünkü kendisinin terk edilmekten korktuğunu anlattım.

Buna kardeşlerine ilişkin olumsuz duygularını anlatarak tepki verdi, daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştı. Çocukluk anılarının birinde kardeşinin başına kül tablası ile vurduğunu hatırladı. Bir sonraki seansa ikinci erkek kardeşinin doğumunda annesinin zatürree olduğu zamanda başladı. Annesini hasta hâli ile yatağında hatırlıyordu ve bu anının yıllarca devam ettiğini söyledi.

Bu seansta pek çok sessiz dönem vardı, bir tanesinden sonra L, ikimizin bir evde olduğunu ve davetsiz misafirleri dışarda tutmaya çalıştığımıza ilişkin bilinçli fantezisini getirdi. Girmek isteyenler, erkek kardeşi ve babasıydı. L, onlarla başa çıkabileceğini, çünkü benim güçlü olduğumu söyledi. Seansın olduğu gece gördüğü rüya bu fantezisiyle ilgiliydi. Rüyasmda “ABD başkanlığına” aday olan kişiyi camdan yapılmış bir yerde ailesi ile buluşurken görüyordu. Gece olduğu için bu zeminin aydınlatılması gerekliydi, fakat yapılmamıştı. Bu zemin içinde de delikler vardı. Bu rüya bir gün önceki fantezisi ile ilgiliydi. Başkanlık adayı olan kişi analisti temsil ediyordu. Daha sonra L, “aynı renk saçlarımız olduğunu” söyledi. Ben uygun terimlerle başkanlık adayı olan kişinin kendi superegosu olduğunu, agresyonuna karşı geldiğini ve onun babasını, erkek kardeşlerini, girmek isteyen herkesi engelleyebileceğini açıkladım.

L, kendi babasının çocukken kendisini nasıl bırakıp gittiğini, erkek kardeşlerinin doğumu ile koruma duygularının nasıl sarsıldığını, bu iki düşmanın rüyalarına nasıl girdiğini anlatırken sesinin tonunda agresyon vardı.

Erkek kardeşini “öldürme isteği” olmayan ışıklarla bağlantılıydı. Gerçekte erkek arkadaşının (içi doldurulmuş bebeğin) bisikletinde de ışık yoktu. Rüyayı gördüğü gece ona bir ışık almayı, bunun onu gece bisiklet kullanırken ölmekten kurtaracağını (Reaksiyon Formasyon) düşünmüştü. Bunu iyilik olsun diye yapmak istemişti, fakat daha sonra erkek arkadaşının kendisine bebek gibi davrandığını düşüneceğini tahmin ederek vazgeçti. Ben L’ye rüyasında ışıkların kapatılmış olmasının erkek arkadaşının (küçük erkek kardeşi temsil ediyordu) ölebileceği, böylece annesinin uterusunun kendine cam barınağında annenin uterusunu temsil ettiği şeklinde yorumlamadım.

Başkanlık adayı ile ilgili diğer çağrışımlar çocukluk döneminde dinlediği politik öyküler ile ilgiliydi. Babası hippilik döneminde Beyaz Saray önünde Vietnam Savaşma karşı gösteri yapan grubun içindeymiş ve göz yaşartıcı bombalarla uzaklaştırılmış. L annesinin bedenini işgal eden babasının da erkek kardeşleri gibi öldürülmesini istiyordu.

Şubat: Şubatın ilk haftasının sonunda’ L. bir evde olduğuna ilişkin rüyasını anlattı. Kaygılı bir durumda yattıktan sonra rüyasında apartmanın askerler tarafından çevrildiğini, erkek kardeşinin kendisini kurtarmak için bunlardan birine tırmanırken düşüp başını yardığını görmüştü. Bu rüyayı anlattıktan sonra erkek kardeşinin çocukken ağaçlara tırmanırken nasıl düşüp kendisini yaraladığını anlattı. Hemen arkasından ona zarar vermek istediğini söyledi ve apartmanın etrafında oynayan çocukların sadistçe veya zarar verici bir şey yapma duygularını dile getirdi. Seans devam ederken kaygısı daha da artmıştı ve diğer insanlara yapmak istediği bu iğrenç şeylerin planlarından duyduğu suçluluk duygularım dile getirdi. Bir araba kazasında hemen ölme düşüncesini anlattı Bu diğerlerine zarar verme düşüncesinden daha az acı veriyordu. Rüyasmdaki sarmaşıkları pubik kıllarla bağlayarak erkek kardeşinin tırmanmasını veya annesinin uterusuna girmesini engellemek istiyordu. Erkek kardeşini düşürüp başmı yardıktan sonra kendisi ona yardım etmişti (Reaksiyon-Formasyon).

Bu şarmaşıklarla ilgili başka bir çağrışımı, diğer erkek kardeşiyle ilgiliydi. Bu erkek kardeşini annesi ile birlikte bir odada görmüştü. Kendisi duvarda bir örümcek olup tahtakurusuna benzeyen annesi ve erkek kardeşine bakmak istemişti. Aslında fantezisinde erkek kardeşini yiyerek öldürmeyi istiyordu. Bu da uterus fantazisi ile ilgiliydi ve daha sonraki seansta gelecekti.

L, erkek kardeşlerini yiyerek öldürme fantezisini yarattığında şubatın ortasıydı. Bana telefon ederek boğaz ağrıları nedeniyle seansı iptal etmek istediğini söyledi. Bunun L’nin yeme fantezisi (yamyamlık) ile ilgili olduğunu düşündüm. İki gün sona geldiğinde kendi doğum gününün bu seans ile iptal ettiği seans arasında olduğunu söyledi. Boğaz ağrısının ve ateşinin olduğu gün kendi erkek kardeşlerini öldürmeye yönelik impulsları nedeniyle cezalandırıldığını düşünmüştü. Hasta yatarken yatağında kendisine meditasyon yapmayı denediğini ve huzur duyduğunu anlattı. Yine aynı gün “doğmamış olmayı” ve “benim annemin uterusunda” olmayı istediğini söyledi. Erkek arkadaşı doğum gününde özel bir şey yapmamıştı.

L, kendi apartman komşusu M. ile ilgili bir rüyasını anlattı: Rüyasında M’yi yumrukluyor ve “sürekli bana iyi olduğumu söylemenden bıktım” diyordu. L aslında annesini arayıp bunu annesine söylemek istiyordu ve rüyasında M’nin annesini temsil ettiğini söyledi. Bu rüyayı çocukken gördüğü bir ev rüyası izledi. Bu ev yuvarlak bir daire biçimindeydi ve kendisine göre bu uterustu. “Ben aslında bu uterusun içine bakıp kendi erkek kardeşlerimi görmek istiyordum” diyordu. Evde bazı bebekler vardı ve bu bebekler tüplerde duruyordu. “Bebekler uterusun dışında yapılıyordu, ne berbat bir şey”. Daha sonra bebeklerin bilgisayarlar tarafından yapıldığını anlattı. Artık sadece kendisinin annesinin uterusunda yapılmak istediğini anlıyordu. Rüyasmdaki bebeklerden birisinin çok büyük bir başı ve başının üstünde tek bir gözü vardı. Ben bebeklerin babasının penisini temsil ettiğini ve kendisinin yalnız olmak istediği bir yere erkek kardeşleri gibi girdiğini açıkladım.

L, bir sonraki seansa erkek arkadaşının ve kendisinin artık birbirlerini görmemeye karar verdiklerini açıklayarak başladı. Ben hiçbir şey söylemedim. L, ağlayarak erkek arkadaşının babasını ve erkek kardeşlerini temsil ettiğini, kendisini hiçbir zaman anlamadığını anlatarak “belki onunla birlikte olmak, benim erkek kardeşlerime yönelik duygularımın yüzeye çıkmasını engelledi” dedi.

Hafta sonunu erkek arkadaşmdan uzak geçirmeyi başaramamış. Cumartesi günü onu görmeye gitmiş ve birlikte uyumuşlar. Rüyasında bir odada olduğunu ve birinin kapıyı çaldığını görmüş, kapıyı açtığında çocukluğunda evlerinin temizliğine yardım eden ve etrafı temizledikten sonra L, kirlettiğinde ona kızan kadına benzeyen bir kadın görmüş, L’nın bu rüya ile ilgili çağrışımlarında, benim erkek arkadaşına gittiği için hayal kırıklığına uğrayacağım düşüncesi vardı. L.bu rüya ile ilgili başka çağrışımlar vermeden bir gece önce gördüğü başka bir rüyasını anlattı. Bu rüya bir odada geçiyor. Odada iki kedi ve bir piyano var. Piyono açık ve L, kedilerin oraya yaklaşmasını önlemeye çalışıyor. Kediler sonuçta yok oluyorlar ve L, onların piyanonun içine düştüklerini ve oradan kurtulmayı başarıp başaramayacaklarım düşünüyor.

L’nin rüyasmdaki iki kedi erkek kardeşlerini temsil ediyordu, birisi tıpkı küçük erkek kardeşi gibi davranıyordu. L’nin annesi de gerçek yaşamda piyano çalıyordu.

Rüya ile ilgili günlük yaşam öyküsü daha sonra geldi. L, annesi, erkek kardeşi ve üvey babası (L’nin anne ve babası L, 12 yaşında iken boşanmışlardı) bir lokantaya gitmişlerdi. Lokantada bir piyona vardı, L. tuşlardan birine dokunmuş ve hemen arkasında erkek kardeşi de aynısını yapmıştı. Ben, bunu erkek kardeşinin nasıl annesinin uterusunda kendisini izlediği ve kardeşlerini öldürmek istemesinden duyduğusuçluluk ve onların da kendisine karşılık vermelerinden sürekli korktuğu şeklinde yorumladım. Bu arada kendisi kurtlara ilişkin bir kitap okumuştu. Kutlarla birlikte yaşayan yazar kurtların insanlara zarar vermeyeceklerini anlatmıştı. L’nin bu kitabı okumasının nedeni buydu. Kurtlar erkek kardeşleri idi.

Bir sonraki seansta, 24 Şubatta, L. başka bir rüyasını anlattı. Bu rüyasında erkek kardeşine kızıyordu. Rüyaya ilişkin günlük olay daha sonra ortaya çıktı. L, kız arkadaşı ile alışveriş merkezine gitmişti. Burada pek çok bebek ve anne görmüştü. Onları gördükten sonra anne olma düşüncesinin kendisini hasta ettiğini söyledi. “Nefret ediyorum. Bu duygularımın nereden geldiğini bilmiyorum, fakat yine de çok itici…”.

Daha sonraki seansta o sabah kalktığında her Şeyden nefret etmeye başladığını anlattı. Seansa gelirken yolda birisini öldürebileceği düşüncesine kapıldığını fakat bunun yabancı biri olmayacağını anlattı. Bu öldürme isteği daha sonra babasma yöneldi.

Gerçekte babası, babasının kız arkadaşı ve diğer yakın akrabalar bir gün önce bir adaya tatile gitmişlerdi. L. bunu, babası kendisini doğum günü için aradığında öğrenmişti. Babası onu davet etmemişti ve şimdi kendisi ona bir şey olacağından korkuyordu. Onunla ölüm hakkında konuşsa mutlaka ona bir şey olacağını düşünüyordu. Bu bir uçak kazası olabilirdi, fakat bu da onu gerçekmiş gibi korkutuyordu.

Babasının araması, ona 12. yaş gününü hatırlatmıştı. Anne ile babanın ayrılmasından sonra aile yeni bir eve taşınmıştı. L yatağım yaparken babası ona yardım etmişti. L. bundan sonra “şefkatli olduğu zaman kesinlikle ona güvenemem.” diyerek ağlamaya başladı. Erkek’ arkadaşı ile babasını karşılaştırarak ikisine de kesinlikle güvenilmeyeceğim söyledi.

Bir sonraki seansa ilgi çekici bir biçimde başlayarak bir rüyasını anlattı. Rüyasında karanlıkta bir uçakta olduğunu, bu uçakta uyuduğunu, uçağın bütün dünyanın etrafında döndükten sonra bir sahilde durduğunu görmüştü. Erkek arkadaşı suyun içindeydi. Daha sonra televizyondaki gibi hayvanlar görmüştü. Bunlar kedi, panter veya başını suyun üstünde tutmaya çalışan kuşu olabilirdi. Bir kayığa binmiş ve kısa bir yoldan soma oturduğu şehire gelmişti. Bu şehir analistle kendisinin – birlikte yaşadıkları yerdi. Evine gelmiş, apartmandaki arkadaşlarından birini uyandırıp ona uçak yolculuğu yaptığını anlatırken biri gelip doğum günü hediyesi olarak kendisine balonlar, çiçekler ve hediyeler vermişti. Balonlar sarıydı, fakat buruşuk görünüyordu, o balonların yeniyken birisi tarafından kendisine verilmek istendiğini düşünmüştü. Son doğum gününü hatırlamıştı. Erkek arkadaşı hiç bir şey yapmamış, babası geziye davet etmemişti. Rüyasmda ise doğum günü hatırlanmış, ona çiçekler ve balonlar verilmişti.

Uyandıktan sonra artık bu uçak fobisi için birşey yapması gerektiği kanısına varmış ve bir uçak seyahatine çıkmak istemişti. Rüyaya ilişkin günlük olay daha sonra gelmişti. Çamaşır yıkamaya gittiğinde yeni doğmuş bir bebekle annesini görmüştü. Erkek arkadaşının rüyada suda olması ve orada gördüğü hayvanlar erkek kardeşlerinin doğumunu temsil ediyordu. Çamaşırhanede yeni doğmuş bebeğe bakmak istemiş ve başarmıştı. Annenin bebeğe sevecen davrandığım görmüştü. Bebeğe ilişkin herhangi bir kötü duygusu ve olumsuz düşüncesi olmadığını fark ettiğinde sevinmişti.

Mart: Tıp öğrencisi bir arkadaşının yardımı ile tüplerde saklanan bebekleri görmüştü. Fetuslerin resimlerinin olduğu kitaplara da artık bakıyordu. Seans sırasında ağlayarak “Ben niye bununla bu kadar ilgiliyim, uterusun içine bakmak istiyorum, orası kanlı” dedi. Bundan sonra bir çocukluk amsmı anlattı: Masada oturmuş yemeğini yerken televizyonda açık kalp ameliyatını görmüştü. Bir el insan kalbini tutuyordu. “Kanlıydı, et gibi” dedi.

Bu noktada çocukken erkek kardeşlerinden kurtulmak için onları yemeyi hayal ettiğini hatırlattım. Ağlayarak “onları uterustan çıkarıp dışarıya bırakmak, doğramaktan daha iyi” dedi. Kendi tepkisine kendisi de şaşırdı ve kırmızı et yemeğe ilişkin bir “fobisi” olduğunu ve hiç bir zaman yemediğini söyledi. Sürekli tavuk ve balık yediğini anlattı. Ben fantezilerinin bu semptomda nasıl rol oynadığını gösterdim, kendisi “neyi öğrendiğime inanamıyorum, fakat şimdi çok üzgünüm” dedi. Erkek kardeşlerinden kurutulmanın başka bir yolunun da onları yakmak olduğuna ilişkin bir fantezisi vardı. Daha sonra eski evlerinde bir süre yangm fobisi olduğunu hatırladı. Yaşadığı apartmana birisinin girmesinden korkmasının yanısıra yangın çıkacağı korkusu da vardı. Benim ofisimdeki asansörler de yangın korkusu nedeniyle kullanmıyordu. Ben asansörün benim uterusum olduğunu yeniden yorumladım. Erkek kardeşlerinden kurtulmak için onları yemek istemesi ve bunlarla ilgili fantezilerini yorumlamanın şimdi iyi olacağını düşündüm. Kendisi bu yorumlara duygulan ile katıldı.

Hafta sonunda erkek arkadaşını kendi apartmanında başka bir kız ile yakalanmış ve çok öfkelenmişti. Erkek arkadaşı ile ilişkisi bir oyuna benziyordu ve artık sonuna gelmişti. Terk edilme durumunda eskiden olduğu gibi sadece panik duygusu yerine bu sefer öfkeden üzüntüye kadar pek çok duygu yaşamıştı. Artık analitik seansın dışındaki oyun bitmişti. Ben bu dönemde transferans nevrozunun ortaya çıkıp, birlikte çalışılması gerektiğini düşünüyordum, fakat bunun için aylarca bekledim.

Nisan-Ekim: Erkek arkadaşından ayrılmanın etkisi kendisinin istediği gibi bir günde bitmedi. Her aynlmada olduğu gibi acı ve yas içindeydi ve bu aylarca sürdü. Ben hiçbir şey söylemedim. Daha sonra yeni bir erkek arkadaş buldu ve ağustostan itibaren onunla yaşamaya başladı.

Bu dönemde kolejden mezun olmuştu. Fakat analizine devam etmek için şehirde kaldı ve lokantalann birinde garsonluğa başladı.

Seanslarında hayallerini, fantezilerini ve rüyalarını anlatıyordu, intrapsişik iyi bir yaklaşım yapıyordu; fakat erkek arkadaşından ayrıldıktan sonra beni günlük yaşamının dışında tuttuğunu fark ettim. Yeni erkek arkadaşı, yeni apartmanı, arkadaşları ve çalıştığı lokanta hakkında çok az şey biliyordum.

Kendinde bir huzursuzluk vardı ve L’nin analizinin ilk 9 aylık döneminde kendimi huzursuz ve uykulu hissetiğimi fark ettim. L’nin analizinin ilk döneminde benim divanımı nasıl annesinin uterusu olarak kullandığım ve beni nasıl bunun dışında tuttuğunu anladım. Benim uykulu halim bir konturtransferans sorunu değildi, onun transferansı için bir kontur tepkiydi. Şimdi de bütün şehri, annesinin uterusu gibi kullamyordu. Herşeyi kendisi kontrol ediyordu, beni de bunun dışında tutmuştu. Bu temel transferanstı.

Kasım: L, 18 Kasımdaki seansına geldiğinde çok kaygılıydı. Ben üniversite öğrencilerine bir konferans verecektim ve öğrenciler buna ilişkin posterleri üniversitenin çeşitli yerlerine asmışlardı. Bu posterleri görmek kendisini kaygılandırmış ve temel transferans göstergesi ortaya çıkmıştı. Bu konferans benim uterusum olmuştu ve kendisi oraya gelip beni dinlemek istiyordu. Fakat bu durumda zorla giren olacaktı. Benim cezalandırmamı istiyordu.

Bu kaygısı üzerinde dururken ben şehri nasıl uterusu haline getirdiğini açıklamaya çalıştım. Bu arada birlikte yaşadığı yeni erkek arkadaşı ve çalıştığı lokanta hakkında ne kadar az şey bildiğimi anlattım. Kendisi bunun farkında olduğunu, dış dünyayı, özellikle lokantayı nasıl gizli bir yer haline getirdiğini söyledi. Çalıştığı lokantanın karanlık bir tünele benzediğini öğrendim. (Uterus sembolü) “Ben kendimde karanlık bir şey taşıyorum ve sizin buraya girmenizi istemiyorum” dedi. Kaygısı daha da artmıştı ve devam etti. “Bu çok aptalca çok, fakat size lokantanın adını söyleyemem, eğer size söylersem gelirsiniz. Eğer siz gelirseniz, sizi dışarı atabilir, öldürebilirim” dedi.

Ben kendisine hiçbir zaman bana lokantanın adını veya nerede bulunduğunu söylemesini istemediğimi açıkladım. Bununla ilgili kendi patolojik süreçlerini yaratmasına izin verdim. Ağlamaya başladı “eğer siz gelirseniz ben yok olurum, sıvı haline gelirim. Siz mafyasınız, eğer siz gelirseniz beni vurursunuz.

Aylardır, sizin lokantaya gelip beni cezalandıracağınız kaygısı ile yaşadığımı bilmiyorsunuz” dedi.

23 Kasımda tatil nedeniyle ayrılmamızdan bir gün önce bir rüyasını anlattı. Rüyasında bir binada duvarların yumuşak olduğunu ve onların pamuğa benzediklerini söyledi. Bunu uterusun içinde olma üe birleştirdi. Rüyaya ilişkin günlük olayda bir dükkana gittiğinde ağlayan bir bebek görmüştü. Bunun kendisinin çocukken kardeşleri doğduğunda nasıl travmatize olup ağladığını hatırlattığnı anlattı. Bu nedenle annesinin uterusuna “represe” olmak istiyordu. Daha sonra bağırarak uterusun içinde olmanın kendisini tatmin etmediğini, çıkmak istediğini, fakat korktuğunu söyledi. Bir sonraki seansta yeni bir rüyasını anlattı. “Karanlık sularda yaşayan, sürüngene benzeyen bir kadın ve güneş ışığı vardı. Kendimi iyi hissediyordum, fakat uterusun dışına çıkarsam, iyi bir kız olmayacaktım. Kızdım.”

Bir sonraki seansta bağırarak: “Bana vur, sana lokantanın adını söyleyeyim” dedi. Ben anneden ayrılmanın bir agresyon davranışı olduğunu, kendisini mazohistik bir duruma sokmak istediğini, o nedenle benim ona sadistik bir biçimde davranmamı istediğini açıkladım.

Başka bir rüyası da “büyücü adam”a ilişkindi. “Bir odaya girdim, burası annemin banyosuydu. Küvetin içi pembeydi, pembe bir havluya sarıldım. Bir kadın ve erkek arkadaşım geldiler. Kadın beni gördü, fakat bir şey söylemedi. Daha sonra gittiler. Küvetten çıktım, fakat perdelere takıldım ve perdeleri tutan metal halkalardan biri haline geldim. L. annesinin uterusuna saklanmak istediğini yorumladı. Kendisi erkek arkadaşının yanında regresif şelfine bakıyordu. Fakat hiçbir şey söylemedi. “Ben büyücü adamdan kurtulmak istiyorum, bu sizsiniz ve acımasız olmak istiyorum. Eğer böyle olursam öfkeli olurum ve bu bulutların üstündeki dünyamı bırakırım. (Analizinin ilk döneminde bulutlarla birlikte bir uçakta uçtuğuna ilişkin rüyasını hatırlattım.)

Artık kendi öfkesinden korktuğunu anlıyordu ve kendi öfkesinin cezasım çekmek için hayvana dönmek istiyordu. “Öfkeli küçük bir kız gördüm, fakat onun ben olduğumu söylemeye hazır değilim”, dedi. Uterusa yönelik agresyonunun aslında kendi ölümü anlamına geldiğini yorumladım.

2 Aralık :

Bu seansa uterusun içinde olduğuna ilişkin hayaller ve rüyalarla dolu olduğunu anlatarak başladı. “Kendimi hasta ve suçlu hissediyorum” dedi.

Bir rüyasında “uterusa benzer” bir lokanta gördüğünü, yuvarlak bir masanın etrafında tavşana benzer yaratıkların oturduğunu, bunların Virginia Military Ens.(VMI) benzeyen türde üniformaları olduğunu anlattı. Gerçekte VMI’nın ilk yılı “Karden Tavşanlar” olarak adlandırılır. Rüyadaki hayvanlar L’nin erkek kardeşlerini temsil ediyorlar. VMI aynı zamanda Volkan, Mother and I (Volkan, Anne ve Ben) idi.

Seansın sonunda ağlıyarak bir şeyin onu terkettiğini, fakat bunu kaybetmekle ölmeyeceğini söyledi. Ağlayarak “size yakın olmak istiyorum” dedi. Ben de bana yakın olmanın, annesine yakın olmanın tekrarı olduğunu, onu tedirgin edeceğini açıkladım. Kendisi “ben farklı bir yakınlık istiyorum, arkadaşlık”, dedi. L, ertesi gün rüyasında bir otoyolda olduğunu ve tabelaların birinde “Post Partum Otoyolu” yazdığını gördüğünü anlattı. Günlük olay, erkek arkadaşının kız kardeşinin telefon etmesiydi. Bununla ilgili çağrışımlarında annesinin postpartum depresyonu olduğunu söyledi.

Noel döneminde L. annesinin veya erkek

arkadaşının ailesinin yanma gidip gitmeme konusunda kararsız kaldığını, sonunda erkek arkadaşının ailesine gitmeye karar verdiğini, bunu telefonda annesine söylediğinde annesinin herhangi bir tepkit göstermediğini görünce şaşırdığını anlattı.

Aralığın ortasında gördüğü bir rüyasında analiste benzeyen bir adamın kendisine kayak yapmayı öğrettiğini söyledi. Aslında özgür olmayı öğreniyordu. O gün kar yağarken benim ofisime gelmişti ve bana yaklaştıkça kendini güvenli hissettiğini anlattı. Bu farklı bir yakınlıktı. Güneşli bir günde babasının elini tutup yürüdüğü zamanki yakınlığa benziyordu. Tatil dönemindeki ayrılmadan bahsederken “analiz dünyadaki tek şey değildir” dedi.

H ile (erkek arkadaşı) arabayla seyahat ediyorlardı ve bana son dönemlerde gerçek yaşam ve arabalar hakkında ne çok şey öğrendiğini anlatı. Rüyasmda kardeşlerini yine uterusun içinde gördüğünü, onların yeni doğmuş pembe tavşanlara benzediklerini söyledi. Ben bu patolojik fantezileri artık anksiyete olmadan nasıl gördüğünü anlattım.

L’ye ne oldu?

Noel nedeniyle L ile senaslarımızm olmadığı bu döneme kadar L, bana ne lokantanın adım, ne de yerini söylemişti. Bundan sonraki bir kaç ay içinde yine kurtların yaşamına döndü ve kendisinin kardeşlerini öldürmeden de yaşayabileceğini öğrendi. Kendisini “küçük tavşan”, olarak tanımlıyordu. Bili Niederland’m “küçük adam” fenomeni gibi bu onun yorumlanmamış kısmıydı. Bu ayrılık anksiyetesinden kurtulmada içrelleştirilmiş fetüsün korunmasıdır. Bu parçası, diğer parçaları ile bütünleşmişti. Lokanta artık büyüsünü yitirmişti ve ben adım ve yerini öğrendim.

Bu noelden iki yıl sonra L’nin analizi bitti. Bu süre içinde kardeşlerine karşı olumlu duygular geliştirdi. Analizinden sonra L’den iki kez haber aldım. Birincisinde bir ilkokulda yarım gün çalıştığını ve çocuklarla çok eğlendiğini, ikincisinde ise erkek arkadaşıyla evlendiğini ve mutluluğunu yazıyordu.