Bu konuşmamın amacı, yas tutma hastalığına yakalanmış kişilerin tekrar yaslandırma (Re – Grief) adını verdiğimiz bir yöntemle tedavisini anlatmaktadır. cover iphone 8 plus custodia outlet Tekrar yaslandırma tedavisi 1966’dan beri Virginia Üniversitesinde yetişkin yas tutanlar üzerinde yapılmakta olan araştırmalar (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9) sırasında ortaya çıkmıştır. YAS TUTMA HASTALIĞI Geçen konuşmamda (7) yas tutma hastalığını etraflı olarak anlattım. Bu hastalığa ait tedavi yöntemini açıklamadan önce bu hastalığın belirtilerinin ve psikodinamik süreçlerinin bir özetini yapmak yararlı olacaktır. Bir yakını öldükten altı ay – bir yıl sonra hâlâ ölen kişiyi diriltmek ve aynı zamanda öldürmek için kuvvetli bir çatışması olan hastanın yas tutma hastalığı vardır. Hastanın tipik klinik durumu ölen kişi ile devam eden aşırı ilgisini ya açıkça, ya da sembolik olarak yansıtmaktadır. Ölen kişinin reprezantasyonu (Öteki kişi ile olan ilişkiler sonucu egonun öteki kişi hakkında topladığı ve öteki kişi yakında olmadığı zaman bile aklında kalan o kişiye ait imajların tümü) hastanm içinde hipertrofiye uğrar. Bu durumu kuramsal olarak, ölen kişinin hasta içinde bir “introject”i oluştu diye anlatırız. Hasta göğsünde gömülü bir yabancı cisim gibi hissettiği introject’le devamlı ilişki kurar. cover custodia huawei Yas tutma hastalığına yakalananlar ölen kişiden kalan bazı nesneleri, büyülü imiş gibi, saklarlar. Bu büyülü nesneler içinde hem hastanın, hem de ölen kişinin reprezantasyonları birleşir ve böylece hasta dışa vurma aracılığı ile de ölen kişi ile kendisi arasında bir bağıntı kurar. Bu nedenle bu büyülü nesnelere “bağlayıcı nesneler” ismini verdim (5). Hasta kendisiyle bağlayıcı nesne arasındaki uzaklığı denetlediği için, bilinçaltmdan, hem ölüye yakınlığı, hem de uzaklığı denetler gibi bir duruma düşer. Bağlayıcı nesne öldürücü, saldırıcı isteklerin simgelerini de içe aldığından, çok kez gözden uzaklaştırılmıştır. Örneğin, kilit altındadır. Yaptığımız araştırmalara göre ölen kişiyle olan libidinal ilişkiden ve bu yüzden ölen kişiyi diriltmek isteğinden çok, ölen kişiye karşı olan saldırganlık duygusu nedeniyle hastada yas tutma hastalığı ortaya çıkmıştır. Normal olarak ölen kişiye karşı, bizi bıraktığı için, öfke duyarız. Bu öfkenin yas tutmanın normal süresinde gelişmesi, ölen kişinin öldüğünü gösteren yararlı bir gelişmedir. Yas tutma hastalığına tutulan kişi şiddetli saldırganlığı nedeniyle, bu öfke devrinden normal olarak geçemez. Böylece, hastanın içinde, ölüyü diriltmek ve öldürmek isteği arasındaki çatışma sürüp gider. TEKRAR YASLANDIRMA TEDAVİSİNİN YÖNTEMİ Hastaya bitmemiş bir işi, yani yas tutma işi olduğu, yas tutması tamamlanınca tedavisinin biteceği söylenir. Başlangıçta hastaya, kendisi ile ölen kişinin reprezantasyonları arasındaki sınırın/ yani temas noktalarının gösterilmesine çalışılır. Dolaylı yöntemlerle uzun bir öykü almışı temas noktalarının ortaya çıkışma yardım eder. Terapist, bu ara, hastanın neden normal yas sürecini tamamlamadığına dair bir psikiyatrik formülasyon yapar. Formülasyondaki buluşlar daha sonra yorumlamalarda kullanılacaktır. Tedavinin başlangıcında yorumlardan kaçınılır. Ölümün nasıl ve neden olduğu iyice incelenir. cover iphone 7 plus custodia outlet Örneğin; 38 yaşında bir kadın oğlunu bir otomobil kazasında kaybedip yas tutmaya başlıyor. Bir hafta içinde hastanın genç kız kardeşi kocasını bırakıp hastanın evine taşmıyor. Üstelik bu, genç kadın hastayı kendi kocası ile münasebette bulundu diye itham ediyor. Hasta, büyük kardeş olarak, yaşamı boyunca kız kardeşini korumaya alışmıştı. Şimdi de normal yas tutması boyunca genç kızın yaşamı kardeşinin getirdiği sorun (yani ölüm) yüzünden aksıyor. Tekrar yaslandırma tedavisinde hasta haftada 3 – 4 saat görülür ve genel olarak tedavi ortalama üç ay içinde sona erer. Bu tedavi sırasında transferans nevrozunun gelişmesini, yorumlarla, önlemeye çalışırız. Tekrar yaslandırma tedavisi kısa süreli bir psikoterapi olduğu için gelişmekte olan transferans hemen yorumlanır ve terapist üzerine hasta tarafından aktarılan duygu ve davranışların çoğu fazla gelişmeden durdurulur. Psikiyatrik formülasyon yapıldıktan sonra, tedavinin ikinci veya üçüncü haftasında, terapist hastanın bağlayıcı nesnesi üzerinde durur. Amaç bağlayıcı nesneyi bir anahtar gibi kullanıp fikse olmuş normal yas sürecini tekrar açmaktır. Hasta bu zamana kadar bağlayıcı nesnesinden bahsetmemişse terapist onun hakkında sorular sorup bağlayıcı nesnenin ne olduğunu bulur. Bağlayıcı nesne hasta için büyülü bir nesnedir, doktor için büyülü değildir. samsung custodia original Terapist hastanın neden bir nesneyi bağlayıcı nesne yaptığına dair yeni bir psikiyatrik formülasyon yapmalıdır. Yani anahtarımızın hangi kapıları açtığını bilmeden onu körü körüne kullanmamalıyız. Yas tutma hastalığı olan bir hastanın bağlayıcı nesnesi olan bir mendil için yapılan psikiyatrik formülasyonu bir örnek olarak veriyorum: Basketbol yıldızı olan bir üniversite öğrencisi, babası öldükten sonra babasının bir mendilini odasından alıyor ve mendili bağlayıcı nesne olarak kullanmaya başlıyor. Yani, mendil hastanın birçok isteklerinin, çatışmalarının yoğunlaştığı ve hasta ile ölen babasınınreprezantasyonlarmm dışta sembolik olarak birleşip ilişki kurdukları bir yer oluyor. Psikiyatrik formülasyon mendile bağlı ve birbiriyle yoğunlaşmış beş anlam ortaya çıkarmıştır: 1- Hastanın babası ölmeden dört yıl önce, hastanm annesi bir başka adamla çok kısa süren bir aşk macerası yaşamış ve bunu hem kocasma, hem de oğluna söylemiş. Bunu öğrendikten sonra baba Othello piyesini her akşam okumaya başlamış. Bilindiği gibi piyeste Othello karısı Desdemona’yı boğarak öldürür. cover iphone custodia Piyesi her akşam okumakla, hastanm babası, kendisine ihanet eden karısını boğmak isteğine işaret ediyor. Piyeste Othello’nun Desdemona’nm kendisine ihanette bulunduğu kabul etmesi, Othello’nun Desdemona’ya verdiği mendilin Desdomona’nm sevgilisi sandğı kişinin eşyalarının arasında bulunması ile oluşur. Othello “bana o mendili getiriniz!” diye bağırır. Hastanm babası da bu sahneyi yüksek sesle her akşam tekrar etmiştir. “Mendil” hastanm ailesi içinde ihanetin ve ölümün simgesi olmuştur. Babası öldükten sonra genç adam babasının odasından aldığı mendili bağlayıcı nesne yapıyor. Anne, oğluna karşı aşırı baştan çıkarıcı idi. Mendil, bağlayıcı nesne olarak ödipal çocuk ve ödipal baba reprezantasyonları arasında bir ilişki kuruyor ve aynı zamanda ölümü simgeliyor. 2- Babasının öldüğü kendisine söylenir söylenmez, hasta ölünün odasına koşup babasının yatağının yanında diz çöküyor. Herkes onun dua ettiğini sanıyor. Fakat gerçekte hastanın aklından saçma düşünceler geçmekteydi. Genç adam 13 yaşında basketbol oynuyormuş. O zaman bir oyunda oynarken bacaklarmm arasına bir tekme yemiş, testislerinden biri ezilmiş ve ameliyatla çıkarılmış. Ölü babasının yatağının yanına diz çöktüğü zaman hastanın aklına gelen “Saçma fikirler” şunlardı: “Babam bana kendi testislerinden birini miras bırakmıştır ve miras kalan testis yatağın altına düşmüştür”. Hasta yatağın altmdan alacağını hayal ettiği testisi bir mendile koyup alacağmı düşünmüştür. Bu “saçma fikirleri” sonra bastırmışsa da tedavi sırasında, babasının ölümünden iki buçuk yıl sonra, hasta bu fikirleri hatırladı. Bu ara bağlayıcı nesnesi olan mendilinin bir skrotumu simgelendiğini söyledi ve mendili buruşturup bir torba(Skrotum) gibi tutmaya başladı. Kısaca, babası öldüğü zaman oğlunun onunla bitmemiş bir psikolojik işi vardı; babasından alacağı testis ile genç adam kendi erkekliğini tamamlayacaktı. Bu yüzden babasını, testisini alıncaya dek, aklında öldüremiyordu. Yas tutma hastalığına tutulmuştu ve mendil, içi boş skrotum olarak baba ile olan ilgisini simgeliyordu. 3- Hastanın bağlayıcı nesnesi içinde mendile sileceği, fakat dökemediği göz yaşları da yoğunlaşmıştı. 4- Bu genç adam, ilk kez, babası öldükten iki yıl sonra gördüm. Hastalığı sırasında küçük bir apartmanda yaşıyordu. Bir küçük tabuta benziyen bir siyah sandık satın almıştı. Sandığa sığdıramadığı yatağından ve yorganından başka, bütün eşyasını satmıştı. Her gece elindeki eşyalarını bu sandık içine koyuyor ve onların üzerine bağlayıcı nesne olan mendili yerleştirip sandığı kapıyordu. Sabahları sandığı (Tabutu) açarak mendili alıp pantalonunun arka cebine koyuyordu. Bu olay babayı öldürme ve diriltme isteklerini simgeliyordu. Gündüzleri üzerinde taşıdığı mendili kullanmıyordu. Örneğin; burnunu silmek istediği zaman başka bir mendil kullanıyordu. 5- Ayrılma anksiyetesinin de bağlayıcı nesne içinde yoğunlaştığı, aşağıdaki öyküde, ortaya çıkmıştır. custodia samsung s8 Hasta beş yaşmda iken hastalanıp bir hastahaneye çaldırılıyor. Annesinden ayrılmasının içinde yarattığı ayrılma anksiyetesini hasta iyice hatırlıyor. Bir sabah jıastahanede uyandığı vakit yanındaki yatağın boş olduğunu görmüş. O yatakta yatan küçük kız ölmüş. Hastanın aklında hayatının sonuna dek kalan ve ölümü simgeleyen şey, küçük kızın ölmeden önce kusmakla kirlettiği yatak çarşafı olmuştu. custodia samsung shop Bu kirli yatak çarşafı ile kendisinin lekeli mendili (bağlayıcı nesnesi) yoğunlaşma yolu ile hastanm aklında birleşmişlerdi. Yukarıdaki örnek bir bağlayıcı nesnenin hasta için ne anlamlar taşıdığını göstermektedir. Hastanm bağlayıcı nesnesi bulunduktan sonra, bu nesnenin tedaviye getirilmesi istenir. Hasta bu nesneden korkabilir. Bunun için terapist nesneyi ofisinde tutabileceğini, fakat en sonunda onu hastaya geri vereceğini söyler. Bağlayıcı nesne hakkında öykü alınıp bir psikiyatrik formülasyon yapılırken, nesneyi kullanarak fikse olmuş yas tutma sürecini açmaya başlayabiliriz. Bağlayıcı nesneler de sadece kişilerin reprezantasyonları birleşmemiştir. Nesne, hastanm duygularının da yoğunlaştığı bir yerdir. Bağlayıcı nesnelerin tedaviye getirilmesi hastanm duygularının ortaya çıkışma neden olur. O zaman, terapist hastanm önceden neden yas tutmadığını, öfkesinin ve suçluluk duygularının da nedenlerini yorumlamaya başlar. Yas tutma hastalığına yakalanan kişi, yarılma mekanizması ile, bir yanda ölümü kabul ettiği halde öte yandan ölüm olmamış gibi davranır. Terapist hasta ile beraber, yarılma mekanizmasının ne zaman başladığını araştırır. Yarılma mekanizması ile uzakta tutulan ve gerçeğe uymayan düşünce ve duygular şimdi yüzeye çıkmaktadır. Hasta psikoza girmiş durumdadırr* Örneğin: Kısa bir süre için olsa bile, hasta ölen kişinin canlı olduğuna inanır. Eğer hastaya, tedavisinin başlangıcında, MMPI (Minnesota çok Yönlü Kişilik Envanteri) testi verilmişse ve bu test şimdi tekrarlanırsa ikinci testte skala 2 (Depresyon) ve skala 8’de (şizofreni) yükselme görülür. Kısaca, tedavinin bu devresi bir dezorganizasyon devresidir ki, terapist bundan korkmamalı ve bu devreyi gereksiz müdahalelerle değiştirmeye veya dondurmaya çalışmamalıdır. Bu devre sonunda ölen kişinin öldüğü gerçeğini içine alan ve yarılma mekanizması kullanmayan yeni bir organizasyon ortaya çıkar. Hasta, içinde yeni bir eneıji kaynağı doğmuş gibi davranmaya ve yeni sevgi objeleri aramaya başlar. Böylece tekrar yaslandırma tedavisi sona erer. Tedavi sırasında hastanın rüyalarına dikkat edilir. Tedaviden önce hasta, yas tutma hastalığına yakalananlara ait tipik rüyalar görmektedir. Bu rüyalar hastanın doğal yas tutma sürecinin devam etmediğini, bu devrede donmuş, yani fikse olmuş duruma girdiğini simgeler. Tedavi sırasında bu rüyaların karakteri değişmektedir. Tedavi sonunda rüyaların açık içeriği ölen kişinin öldüğüne işaret eder. Örneğin, hasta ölen kişiyi cansız olarak görür ve onu bir çukura koyup üzerini kapar. Hastaların tekrar – yaslandırma tedavisine seçilişleri: Yas tutma hastalığına yakalanan kişiler ilkel savunma mekanizmalarını (Örneğin, inkâr, içe alma, dışa vurma, somatizasyon ve objelerle olan psişik uzaklığı kontrol gibi mekanizmaları) kullanmaya başlar. Bu gibi mekanizmaları ölüm olayından önce de kullanmış olan ve bu yüzden yas tutma hastalığı olan kişilerin, kısa psikoterapi uygulaması ile iyileşecekleri çok şüphelidir. Ölüm olayından sonraki regresyonun sonucu ilkel savunma mekanizmalarını kullanmaya başlayan kişiler, tekrar yaslandırma tedavisi ile iyileşecek kişilerdir. Yaptığımız araştırmalara göre tipik yas tutma hastalığına yakalanan kişilerin ^jvlpriarmda l(Hipokondriazis), 2 (Depresyon) 4 (psikopati) 7 (Psikasteni) ve 8 (Şizofreni) skalalarmda yükselme görülmektedir. Ayrıca 4 (Psikopati) ve 6 (paranoya) skalalarmda da biraz yükselme vardır. IVİMPI profilinde en çok yükselmeleri 2.(Depresyon) ve 7. (psikasteni) skalalarda olan ve buralardaki yükselmeleri, 8. (Şizofreni) skalasmdaki yükselmeyi geçen hastamn tekrar yaslandırma tedavisinden en çok faydalanabilecek kişi olduğunu düşünmekteyim (8). ÖZET Yas tutma hastalığı olan kişiler için uygulanan tekrar yaslandırma tedavisinin yöntemini anlattım. KAYNAKLAR

  1. Volkan, V.: “Normal and pathological grief reactions”, Vır. Med. Moru, 93: 651 – 656, 1966.
  2. Volkan, V.: “Virginia Üniversitesi Araştırmalarına Göre Yas Tutma Hastalığı”, Tıp Dünyası, 42: 544 – 551, 1969.
  3. Volkan, V.: “Typical findings in pathological grief’, Psychiatr. Quatr., 44: 231 – 250, 1970.
  4. Volkan, V.: “Study of Patient’s ‘Re – Grief work through dreams, pathological tests, and psychoanalysis”, Psychiatr. Q, 45: 255 – 273, 1971.
  5. Volkan, V.: “The ‘Linking Objects’ of pathological mourners”, Arch. Gen.